Çalışma Saatleri
  • Pzt-Cum : 09:00 - 17:00
    Cmt : 09:00 - 14:00
    Pzr : Kapalı
İletişim Bilgilerimiz
İletişim Formu

Serebral Palsi Tedavisi

Serebral Palsi Tedavisi

Tanı

Sürekli ağlayan, huzursuzlanan, zayıf emen, başını tutamayan, sürekli kusan, çevreden gelen uyarılara cevap vermeyen, önce gevşeklik, sonra kasılma sorunları yaşayan, vücudunda ve uzuvlarında asimetrik duruşlar sergileyen bebeklerde yolunda gitmeyen şeylerin olduğu öngörülmektedir.

İlerleyen dönemlerde ise dönemeyen, sürünemeyen, oturamayan, vücut ve uzuvlarda  hala asimetrik duruşlar sergileyen, görme – işitme – konuşma – davranışlarda bozukluklar olan, salya kontrolünde başarısız olan çocuklar gelişim geriliğini işaret etmektedir ve hekim kontrolü gerekmektedir.

 Serebral palsi tanısı bebek gerekli aşamaları yapamayınca ve hareket bozuklukları gösterince konur. Gerçek anlamda tanı,  bebeğin 12aylık döneminden sonra konabilmektedir ancak 2 yaşından önce net karara varmaktan kaçınmak gerekmektedir. Çocuk büyüdükçe başlangıçtaki nörolojik özellikleri, merkezi sinir sisteminin gelişmesi ile değişecektir. Bazı olgular nöromotor açıdan giderek gelişmekte ve klinik belirtiler azalmaktadır.

Diğer yandan, birçok olgu da nöromotor gelişim geriliği belirginleşip çocuk giderek serebral palsi tiplerinden birine uyar hale gelmektedir.

Merkezi sinir sistemi gelişimine bağlı olarak 3-6 yaşlar arasında klinik tablo netleşmektedir. Bu nedenle cerrahi planı yapmak ancak 4-5 yaşından sonra mümkün olmaktadır. Çocuk büyüdükçe yaşıtları ile arasındaki fark belirginleşmekte ve deformasyonlar ile hareket güçlüğü gelişimini engellemektedir. Bağımsız olarak yürüme genelde 2-7 yaş arası kazanılabilmektedir.

Ailenin hikayesi, çocuğun muayenesi ve yardımcı laboratuvar incelemeleriyle tanı konulmaktadır. Öncelikle aileler, çocuklarının yavaş gelişiminden şüphelenerek bir gelişim nöroloğuna başvurmaktadırlar. Hekim önce çocuğun hikayesini öğrenmek istemektedir. Doğum öncesi ve sırasında yaşanılan durumlar öğrenilmektedir. Doğum yapılan hastaneden ve doğumdan sonraki tedavisine dair hastaneden yazılı bilgi (epikriz) alınmaktadır. Bulguların ilerleyici olup olmadığı mutlaka incelenmektedir. Kazanılmış becerilerin kaybı yaşanmışsa serebral palsi dışında aileden de gelen kalıtsal hastalıklar olup olmadığı sorgulanmaktadır. Çocuğun gelişim basamakları değerlendirilip; yaşına göre eksik alanları belirlenmektedir. Nörolojik değerlendirmede ; serebral palsiye dair çeşitli refleks ve nörolojik testler uygulanmaktadır. Hareketlerin her iki vücut yarısında simetrik olup olmadığına, tepkilerine ve çevreyle olan ilişkisine bakılmaktadır. İstemli bir harekete yönlendirildiğinde kollarında ve/veya bacaklarındaki kasılmalar, gerginlikler, anormal duruşlar belirlenmektedir. Bunlara ilaveten ek sorunlar da gözden geçirilmektedir.

Bazı tanısal testler ilave edilebilmektedir:

Röntgen: Elektromanyetik enerji ışıkları kullanılarak iç dokular, kemikler ve organlar görüntülenebilmektedir.

Beslenme çalışmaları.

Elektroansefalogram (EEG): Kafatasına yerleştirilen elektrodlarla beyinin elektrik faaliyetleri kaydedilebilmektedir.

Kan testleri.

Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Organlar ve vücudun içindeki yapılardan ayrıntılı görüntüler oluşturan büyük mıknatıslar, radyo frekanslar ve bir bilgisayarın birleşimini ifade etmedktedir.

Bilgisayarlı tomografi taraması (BT): Vücudun hem yatay hem de dikey kesitlerini görüntülermektedir. Bunu oluşturmak için x – ışınları ve bilgisayar teknolojisinin birleşimini kullanmaktadır. Kemikleri, kasları, yağ ve organları ayrıntılı göstermektedir.

Metabolik testler: Vücudun normal işlevlerini sürdürmesi için gerekli olan özel enzimlerin ve makromoleküllerin (protein, karbonhidrat ve yağlar) eksikliğini değerlendiren testleri tanımlamaktadır.

Tedavi

Tedavi, deformasyonları engellemek veya en aza indirmek, bireyin evde ve topluluk içinde kapasitesini artırmak üzerine odaklanmaktadır. Bir çocuk en başarılı tedavi sürecini, bakım hemşiresi, nöroşirürjiyen (beyin ve omuriliği ameliyat eden uzman cerrah), nörolog, fizyoterapist, ortopedist ve ortotistten (destek cihazları yapmak üzere uzmanlaşan birey) oluşan ekiple yaşayabilmektedir.

Pediatri ekibi bazı koşulların temelinde özel tedaviler önerebilmektedir. (çocuğun yaşı, genel sağlık durumu, özgeçmişi, serebral palsinin boyutu ve tipi, çocuğa özel ilaç uygulamaları ve terapilere toleransı, ailenin görüşü ve tercihleri.)

Serebral palsinin tedavisi cerrahi olan ve cerrahi olmayan şeklinde ikiye ayrılmaktadır.

 

Cerrahi olmayan yaklaşımlar

Rehabilitasyon

Pozisyon yardımı: Oturma, yatma veya ayakta durma halleri yardım için uygulanmaktadır.

Ortez ve splintler: Deformasyonu engelleme ve destek sağlama veya koruma için uygulanmaktadır.

İlaç tedavisi: Nöbetleri denetim altına almakta veya kaslardaki spastisiteyi azaltmaktadır.

 

Cerrahi yaklaşımlar

Ortopedik cerrahi: Kalça çıkığı, ayak bileği ve ayak deformasyonları ve kas kontraktürleri için yapılmaktadır.

Nöroşirürji: Spastisiteyi düzeltmek için selektif dorsal rizotomi ve intratekal baklofen pompası uygulanmaktadır.

Serebral palsili çocuğun uzun dönem takibi

Serebral palsi hayat boyu düzeltilemeyen bir durumdur. Bu sebeple yapıcı destekler, çocuğun kendine olan özsaygısını güçlendirmeye, onu cesaretlendirmeye ve  mümkün olan en bağımsız şekilde yaşamasına katkıda bulunmaya yönelmektedir..

Tedavi ve rehabilitasyonda fizyoterapi, iş ve uğraşı terapisi, konuşma ve yutma terapisi, özel eğitim uygulamaları, ortez ve protez uygulamaları, farmakolojik uygulamalar ve cerrahi yöntemler yer almaktadır.

Tedavide yeni yöntem hidroterapi

Hidroterapi uygulaması, genelde nörolojik hastalıklarda ve serebral palsi hastalığının tedavisinde yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Suyun kaldırma gücü ile vücuda uygulanan basınç azalmakta ve vücut ağırlığı yüzde 90’a kadar azalmaktadır. Burada suyun etkisi ile daha rahat hareket edilebilmektedir.

 Normalde adım atamayan çocuklar, havuz içinde birkaç adım bile atabilmektedir. Suyun rahatlatıcı etkisinden yararlanılırken, çocuklar bunu bir oyun gibi gördüklerinden tedavide daha başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Uzay terapisi

Uzay terapisi, fiziksel engelli çocukların yerçekimsiz bir ortamda, egzersizlerini rahatça uygulamalarını sağlayan bir metottur. Kasların özel olarak çalışmasına olanak vermektedir. Uzay terapisi, dokunma hissini geliştirmekte, merkezi sinir sistemini düzenlemekte, harici denge sağlamakta, yürüyüşü normalize etmekte ve dengeyi geliştirip iyileştirmektedir.

Ayrıca zayıf kasları desteklemekte, baş kontrolü ve  gövde desteği ile ses üretimini ve akıcı konuşmayı geliştirmekte, kaba ve ince motor becerilerin ilerlemesine yardımcı olmaktadır. Tüm bunların yanı sıra tedavi süresini kısaltıp, çocuğun tedaviye maksimum katılımını sağlamaktadır.

Kök hücreler ve serebral palsi

Doğum sırasında veya doğum sonrasında beyinde zedelenme, beyindeki kök hücreler de dahil  beynin belirli bölümlerinin zarar görmesine sebep olmaktadır.

Kök hücreler, beynin zedelenen bölgesine giderek ve rejenerasyon yaparak onarım sürecini teşvik etmektedir. Serebral palside, kök hücre tedavisi, kayıp hücreleri geri yüklemekte ve daha yeni hücrelerin ve bağlantıların oluşmasına yardımcı olmaktadır.

Kök hücreler ek olarak, zedelenme esnasında salınan zararlı kimyasalların seviyesini azaltmaya yardımcı olup çevre dokuları daha fazla zarar görmeye karşı korumaktadır. Bu hücreler ayrıca, bağ dokusu büyüme faktörü, fibroblast büyüme faktörü, interlökin ve yeni kan damarlarının oluşumundan ve kayıp doku işlevinin geri kazanılmasından sorumlu olan bazı kimyasal reseptörleri salgılamaktadır.

Serebral palsi için kök hücre terapisindeki son gelişmeler, tedavide daha etkin girişimler için umut olmaktadır.

Kök hücre tedavisinden sonra görülen ilerici gelişmeler şu şekildedir:

Tedaviden sonra, bir hafta içinde kas tonusunda, uzuvların istemsiz hareketlerinde, kafa kontrolünde ve sarkmada hızlı gelişmeler gözlenmektedir.

Serebral palside kök hücre tedavisinden sonra 1 haftadan bir yıla kadar süren iyileşmeler ise; parmakların açılması ve kapanması, gövde kontrolü, oturma dengesi, oromotor hareketleri, ekstremitelerde ve  motor hareketlerde göz-el koordinasyonu, dikpozisyonda kalmak, adım atılmaya başlanması, bilişsel beceriler ve anlama şeklindedir.

Serebral Palsi ve Aile Eğitimi

Serebral Palsi ve Aile Eğitimi, tedavideki başarıyı arttırmakta,  bireyin gelişimine olumlu yönde katkı sağlamaktadır. Refleks Terapi ile birlikte fizik tedavi süreci daha hızlı ilerlemeye başlamaktadır.

Refleks Terapi eğitimi ile, hangi beyin lobunda etkilenim olduğu, bireyin fiziksel olarak yapıp yapamadıkları ve başka bir sıkıntısının olup olmadığı belirlenmektedir. Tamamen kişiye özel  bir program hazırlanmaktadır. Hazırlanan bu programa en az 2 aile üyesi katılmakta ve 2-3 günlük bir kurs sürecinin ardından yapılacak olan tedavi herkes tarafından öğrenilmektedir.

Refleks Terapi uygulamasının etkileri, 1.aydan itibaren görülmeye başlanmaktadır ve minimum 6 ay süreyle uygulama gerekmektedir. 3 ayda bir yapılan kontroller ile tedavi programına eklenen ya da çıkarılan noktalar belirlenip aileye program tekrar verilmektedir.

Serebral Palsi Serebral Palsi Serebral Palsi Serebral Palsi

Serebral Palsi

Serebral Palsi

Serebral Palsi

Serebral Palsi

Serebral Palsi
Serebral Palsi